|
SEYİR DEFTERİ |
|||||
|
|
|
08 |
|||
|
Çok uzun
zaman oldu yazılarıma ara verdim. İnşaatla devam ettim. Ustalarla
uğraşmaktan seyahate zaman mı kalır. Yine de bir kaç seyahatim oldu
önceki gezilerin tekrarı olduğu için yazmadım. Neyse bina son şeklini
aldı ama benden de çok şey aldı herhalde. Bilirsiniz bizim ülkedeki
ustaları, fazla söze gerek yok. Çok şükür bitiyor Mayıs ayında faaliyete
sokacağız. Şimdi yeni bir geziye hazırlanıyorum. Doğu Ekspresi ile Kars.
İstanbul ve Kocaeli çevresinde pek kar yok. Bakalım Kars'ta ne var ne
yok. 5 arkadaş kafa kafaya verip program taslağı çıkarıyoruz. |
|||||
|
|||||
|
Saat 15:45 civarında Ankara'ya varıyoruz. Burada biraz uzunca mola veriyor. Biraz yiyecek ve içecek alışverişi yapıyoruz. 17:03'te tren hareket ediyor. Gece geç saatlerde uyuyorum. Tren yolculuğuna alışık olmadığım için gözüm pek uyku tutmuyor. Sonra biraz uykuya dalıyorum. |
|||||
|
|||||
|
|||||
|
Saat 23:00'te Kars'a geldik. Öğretmenevine yerleşiyoruz.
Saat 23:45'te yatağa giriyorum. Ve ninni. |
|||||
|
|||||
| Öğle yemeğinde Kristal Restoran'a kaz eti yiyoruz. Yemekten sonra öğretmenevine dönüp odaları boşaltıyoruz. Ve DSİ misafirhanesine yerleşiyoruz. Tekrar şehre dönüyoruz. Kaleye çıkıp genel görüntü izliyoruz. Hava kararıyor. Nazar Çay Ocağına geliyoruz. Ocağın tam kapanma saati, yine de İsmail usta bize taze çay demliyor. Akşam yemeğini yedikten sonra DSİ'ye dönüyoruz. Fotoğrafları bilgisayara yüklüyorum. Gece biraz dışarıda dolaşıyoruz. Çok az ve toz halinde kar yağıyor. Hava gündüzden daha sıcak gibi. | |||||
|
|||||
| 27 Şubat 2007 Salı Sabah 06:15'te uyanıyorum. Seyahatlerde pek uyku tutmuyor beni yine de yeterince uyku aldığımı zannediyorum. Heyecandan olacak. Yine ince ince kar yağıyor. Lapa lapa kar yağışını göremeyeceğim herhalde. Bugün arkadaşlarla Çıldır'a gideceğiz. Arkadaşlarımı uyandırıyorum. 07:18'de DSİ misafirhanesinden ayrılıp şehir merkezine gidiyoruz. Yine Nazar Çay ve kahvaltı salonuna kahvaltıya gidiyoruz. İçerisi bayağı dolu, müşterisi var. Neyse bize bir masa ayarlıyorlar ve güzel bir kahvaltı yapıyoruz. Ben pek çay içmem ama burada bayağı çay içmeye başladım diyebilirim. Kaptanımız Fikret'te geliyor ve Çıldır'a doğru hareket ediyoruz. Kars'ta kar gerçekten kristalleşiyor gibi buzlanmanın etkisinden olacak her halde güneş karın üzerinde vurduğunda çok güzel parıldamalar görülmektedir. Çıldır yolunda güneş asfalta vurduğunda yerden çok güzel bir buharlaşmayla karşılaştık. | |||||
|
|||||
| Çıldır Gölüne geldik göl tamamen buz kaplı ve bembeyaz kar var üstünde. Göl olduğunu bilmesen kesinlikle buraya ova dersin. Hava güneşli ve sıcak. Ardahan il sınırlarındayız ve Akçakale Köyüne giriyoruz. Köy içinde geziyoruz ve okula uğradık çocukların fotoğrafı çektik. Burada balık avlayanlar yok ve ileride olacağını söylüyorlar. Köyden ayrılıp Çıldır yoluna devam ettik. Gençlik ve Spor Müdürlüğü Tesislerine gelmeden bir kaç balıkçı gördük. Tesise uğruyoruz bilgi almak için. Sonra gördüğümüz balıkçılara ulaşmak için geri dönüyoruz. Aracımızı yolun kıyısına bırakıp gölün ortasına doğru yürüyoruz. Önceleri biraz korka korka yürüdük ama balıkçıların izlerinden yürüdüğümüz için yavaş yavaş alıştık. Hava o kadar sıcak ki bir ara bastığımız yerlerden su çıkıyordu. Bu eriyen buz değil Allahtan buzun üstündeki kar eriyor. Yürü yürü bir türlü balıkçılara ulaşamıyorum sanki uzaklaşıyorlar. Bir ara koşmayı denedim nefes nefese kaldım. İhtiyarladım mi ne. Yaklaşık 1.5 km. yürüyüş yaptıktan sonra balıkçılara ulaşabiliyoruz. Hava çok güneşli. Karda kristalleşmeleri görebiliyoruz. Hemen deklanşöre sarılıyorum. Hava çok sıcak terlemeye başladım anorağımı çıkarıyorum. | |||||
|
|||||
| Gölde balık avı için buzu kırarak delikler açıyorlar, delikler arasında da ağ kuruyorlar. Hafta bir gelip ağları çekip balıkları alıyorlar ve aynı yere ağı tekrar bırakıyorlar. Balıkçılarla sohbeti ilerletiyoruz. Ünsal Kılıç, Adnan Çimşit ve Erkan Çimşit üçü birlikte çalışıyor. Yakaladıkları balıklar Çıldır'da kilosu 5 liradan satıyorlar. Kışın balık daha az oluyor ve geçen yıla oranla daha az balık görülmekteymiş. Yaz aylarında her gün ava sandalla çıkıyorlar ve daha çok balık avlayabiliyorlar. Burada sarı sazan, aynalı sazan, israil sazanı, su kefalı, tahta balığı, göl alası ve kerevit çıkmakta. Burada balık avlayabilmek için yıllık kira ödüyorlar gölün bir kısmı Ardahan sınırları içinde bir kısmı da Kars sınırları içinde. Ama balıkçılar kira ödedikten sonra gölün her tarafında balık avlayabiliyorlarmış. Bugün 2 balığa 5 saat çalıştık diyor Adnan Çimşit, Biz de izliyoruz her ağdan 2-3 balık çıkıyor ve çok az diyorlar. Aynı yere ağı tekrar kuruyorlar. Daha açılacak 5 kuyumuz daha var diyorlar. 7. ağın toplanmasını izliyorum. Ağlar misinadan örülüyor. Ağı çekmeye devam ediyorlar. Bu ağdan 1 kerevit, 1sarı sazan ve 1 tanede israil sazanı çıktı. İsrail sazanı biraz da9ha tombul. 7. ağda tekrar göle bırakılıyor. Ağ için açılan bu deliklere bulak diyorlar. Biz de bütün ağları çekene kadar yanlarında kalıp fotoğraf çekiyoruz. Son ağ çekilince karaya çıkıyoruz. Balıkçılar da bizden hemen sonra son ağlarını kuruduktan sonra karaya geliyorlar. Biraz balık satın alıp Akçakale Köyüne hareket ediyoruz. Adnan Çimşit'le tekrar köyde buluşuyoruz. | |||||
|
|||||
|
|||||
|
28 Şubat 2007 Çarşamba Sabah 06:31'de uyanıyorum. Hava kapalı pek soğuk yok çok ince ince kar atıştırıyor. Kar tanecikleri havada uçuşuyor. İnsanın aklına yine küresel ısınma geliyor, acaba küresel ısınma olmasaydı lapa lapa kar yağar mıydı? Yağsa ne güzel olurdu. Kaptanımız geliyor ve DSİ'den şehir merkezine gidiyoruz. Yine Nazar Çay Ocağında sabah kahvaltısı yapıyoruz. Kahvaltıdan sonra Ani Harabeleri'ne doğru yola koyuluyoruz. Ani'nin Kars'a uzaklığı 45 km.dir. Saat 10:20'de Ani Harabeleri'ne ulaşıyoruz. |
|||||
|
|||||
| Ani şehrinde ilk yerleşme M.Ö.5000-3000 yıllarında Kalkolitik Çağda başlar. M.Ö.3000-2000 yıllarında Tunç Devri yerleşmesi, M.Ö.2000'de Demir Çağında Hurri yerleşmesi, M.Ö.900-700'de Urartu Devleti yerleşmesi, M.Ö.650 yıllarında Kimmeri Hakimiyeti, M.Ö.626-149'de Saka Türkleri (İskit) hakimiyeti görülür. M.Ö.350-300 yıllarında şehir eski Oğuz boylarından Arsaklıların Kemer Sakanlı soyundan Karampart tarafından yeniden kurulmuştur. M.S.430-646 yılları arasında Sasani hakimiyetine girmiştir. M.S.646 yılında Halife Hz.Ömer devrinde Ani ve çevresi Arapların eline geçmiştir. M.S.732 yılında Bağratlı Beyliği egemenliğine geçmiştir. M.S.966 yılında Bağratlı III Aşot tarafından şehir surları yaptırılarak Ani Krallık Merkezi olmuştur. M.S.1045 yılında şehir Bizanslıların eline geçmiştir. M.S.1064 ylında Selçuk sultanı Alparslan tarafından şehir alınarak Şeddat Oğulları beyliğine verilmiştir. M.S.1199 yılanda Ani Gürcü Atabeylerin eline geçmiştir. M.S.1226 yılında Harzemşah Devletine tabi olmuştur. M.S.1235 yılında Moğol istilasına uğrayarak şehir tahrip edilmiş ve sonra eyalet merkezi olmuştur. M.S.1339-1344 yılları arasında İlhanlılar egemenliğine geçmiştir. M.S.1406-1467 yılları arasında Karakoyunlu Devleti hakimiyeti altına geçmiştir. M.S.1467-1516 yıllarında Akkoyunluların hakimiyetine girmiştir. M.S. 1516-1534 yılları arasında Afşar Türklerinin hakimiyetine girmiştir. M.S.1534 yılında Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmış, M.S.1878 yılında Ruslar tarafından işgal edilmiş ve 40 yıl Rusların elinde kalmıştır. M.S.1921 yılında Kurtuluş Savaşı sırasında geri alınmıştır. Gişede görevli yok. Dolaşmaya başlıyorum. 2 gence rastlıyorum, kışın görevli olmaz diyorlar. Geçen senelerde yazın fotoğraf bile çektirmediler yasak diye, şimdi ise kimse yok. Kışın burayı Allaha emanet ediyorlar. 30 yıllık gezgin ve turizmciyim bu işlerden pek bir şey anlayamıyorum. Ani'nin adını değiştirmekte uğraşıyorlar ama korumayı düşünen pek yok gibi. 12:30'a kadar dolaşıp fotoğraf çekiyorum. Güneş çıkmaya başladı hava ısınıyor ve sabahki soğuğun yerini sıcak hava alıyor. Burada restoran olmadığı için yiyecekleri yanımızda getirmiştik. Yiyeceklerimizi alıp köy kahvesine oturuyoruz. Öğle yemeğini kahvede kumanya olarak yedikten sonra biraz daha Harabeleri dolaşıyoruz. Saat 15:30'da Kars'a hareket ediyoruz. Ani Harabeleri'nden dönerken de yol kenarlarına kadar gelen tilkilere rastlıyoruz. Araç içindeyken fotoğraf çekmeye çalışıyoruz, nafile net fotoğraf yok. Tilkiler o kadar aç ki insanları ve araç gürültülerini pek yadırgamıyorlar. Karın kalınlığı 10 cm. civarında var, tilkiler karın altında fareleri hissederek avlıyorlarmış. Derken Kars şehir merkezine geliyoruz. Bu akşam yemeği kebapçıda yiyelim diyoruz. Ocakbaşı Restoran'a yerleşiyoruz. Kebapları güzel. Bir de Anteplim adında bir kebapları var. Yolunuz düşerse tavsiye ederim. Yemekten sonra DSİ'ye hareket ediyorum. Akşam bizim odada küçük çilingir sofrası kurup rakı içiyoruz. | |||||
|
|||||
|
02 Mart 2007 Cuma Sabah 05:45'te uyanıyorum. Bu sabah erkenden fotoğrafa çıkacağız. Gültekin ve Aynur'da geliyor. Biraz otogarda dolaşıyoruz. Daha sonra şehir merkezini dolaşmaya başladık. Pastaneden simit alıp Nazar Çay Ocağına doğru yürüyoruz. Burada Esra'ya rastlıyoruz. Pazarcılarla muhabbet edip fotoğraf çekiyor. Buradan Nazar Çay Ocağına gidip simit ve çayla güzel bir kahvaltı yapıyoruz. Öğle yemeğine Mustafa'nın çiftliğine davetliyiz. Biraz sonra kaptanımız Fikret geliyor ve Köye hareket ediyoruz. 12:45'te çiftliğe ulaşıyoruz. Mustafa bizi heyecanla bekliyor. Hoş beşten sonra içeri geçiyoruz. Derin sohbetlere dalıyoruz. Mustafa hayat hikayesini anlattı. Buranın dışında Halefoğlu Köyünde de evleri varmış. Burada öğle yemeği yiyoruz. Yemekte sulu köfte, cacık ve Kaz Eti vardı. Kardeşler daha yeni ayrıldık diyor. 1000 dönüme yakın arazileri varmış, düşündüm ne kadar zor iştir bu kadar arazi ile uğraşmak. Yemekten sonra küçük Yaren'i getirdiler. Bol bol fotoğraflarını çektik. Saatler epey ilerlemiş Kars'a geri dönüyoruz. Habeş Seyidoğlu'nda kahve içmeye oturuyoruz. Burada dostum Oğuz Kurdoğlu'na rastlıyorum. Kahveden sonra Ocakbaşı Restoran'da akşam yemeği yiyoruz. Daha sonra yarınki yolculuk için alışveriş yapıp DSİ'ye geliyoruz. Yarın sabah erkenden kalkacağız. Trenimiz 07:15'te hareket edecek. 03 Mart 2007 Cumartesi Sabah 05:45'te uyanıyoruz. Eşyalarımı toplayıp gara gidiyoruz. Trene yerleşiyoruz. Ve yine zamanında hareket ediyor. 39 saat sürecek bir yolculuk başlıyor. Trenle yolculuk yapanlar bilir restoran'ında çok güzel sohbetler yapılıyor. Bunu yaşayarak daha iyi anlayabiliriz. Size de tren yolculuğu tavsiye ederim. Hem vagonlar da yenileniyor. Başka bir gezi de görüşmek dileğiyle. |
|||||
|
FOTOĞRAF |
SEYİR DEFTERİ |
ÖZGEÇMİŞ |
LİNKLER |
ANA
SAYFA |
|||||