SEYİR  DEFTERİ
 


Havaalanında bağaj verme hazırlığı

Rauf Denktaş ziyareti
Akşam otelde bisikletlerin son kortrolunu yapıyoruz
Dipkarpaz Belediye önü start yeri
İzlemeye gelen öğrenciler
Öğle yemeğinden sonra Magosa doğru tura devam ediyoruz.
Önde polis eskortu var.
Arkadan da iki minibüs sürekli takip etmekte.

Magosa Lefkoşa yolu

Magosa Zafer Anıtı
Beşparmak Dağı (Girne yolu)
Girne Dome Hotel önünden tura başlıyoruz.
Girne
Girne
Türk Yıldızlarının gösterisi
Bellapais Manastırı
Bellapais Manastırı
Bellapais Manastırı

St.Hilarion Kalesi
Salamis Harabeleri

 

05

 
 

Uzun zaman oldu seyahate çıkamadım. İş, güç derken günler geçiyor. Nevzat Çetin Kıbrıs'a Cumhuriyet kutlamalarına katılmak için bisiklet ekibi kuruyor. Bende ekibe katılıyorum.
11 Kasım 2003 Salı Sabah 06.00'da kalkıyorum hava hafif yağmurlu, yağmurluğumu giyerek bisikletime biniyorum.Yağmur azalmaya başlıyor ve ıslanmadan Taksim'e ulaşıyorum. Bisikletimi zar zor Havaş'ın midibüsüne yerleştiriyoruz. Havaalanında çok sıkı kontrolden geçiyorum. Bisikletimi bile kontrol aletinden geçiriyorlar. Dış Hatlarda uçuş kontrolleri için gişeye gelince ekipten arkadaşlarla karşılaşıyorum. İşlemlerimizi bitirip bagajlarımızı verdikten sonra İş Bankası Vip Salonunda kahvaltımızı yapıyoruz.
Uçağımız 09.00'da kalkacak. 09.15'te uçağa yerleştik. Uçağımız 09.30'da havalandı. Uçakta ikramlardan sonra biraz gazete okuyarak zaman geçiriyoruz. Bende uçağa binmek korkusu var, ama bazen binmek zorunda kalıyorum. Saat 10.45'te Geçitkale Havaalanına iniyoruz. Uçaktan inince Nevzat ve Enformasyondan İbrahim Teksamancı bizi karşılıyor. Bagajlarımızı ve bisikletlerimizi aldıktan sonra minibüse yerleşiyoruz ve Girne'ye hareket ediyoruz. 2 saat civarında süren minibüs yolculuğu ile Girne'ye geliyoruz. Girne'de Dome Hotel'de odalarımıza yerleşiyoruz. Öğle yemeği için otel restorantına iniyoruz. Yemekten sonra Lefkoşa'ya hareket ediyoruz. Önce Enformasyon Müdürü Sermed Emin Beyi ziyaret ediyoruz. Ardından saat 15.00'te KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş'ı ziyarete gidiyoruz.  Rauf Denktaş ziyaretinden sonra gün batımına kadar Lefkoşa'yı geziyoruz. Hava erken kararıyor ve Girne'ye hareket ediyoruz.

 


Lefkoşa'dan genel görüntüler

 

Yolda gelirken akşam yemeğini nerede alalım diye bayağı yorum yaptık en sonunda Girne'nin en güzel kebapçısına karar verdik (Niazi's Kebap). Otele gelince üstümüzü değiştirip bisikletlerin son kez kontrollerini ve bakımlarını yapıyoruz.
Bisiklet kontrolleri bittikten sonra akşam yemeği için Dome Hotel'in hemen karşısında Niazi's Kebap'ta güzel bir akşam yemeği yiyoruz. Yemekte şarap ve rakı olunca sohbette geç saatlere kadar uzadı. Yarında erken kalkmak lazım 100 km.ye yakın bisiklet gezimiz var erkenden uyumak lazım. Yemekten sonra Girne Limanı'na doğru kısa bir yürüyüş yapıyoruz. Odama çıkıyorum televizyon kanallarını biraz zapladıktan sonra duşumu alıp uykuya dalıyorum.

12
Kasım 2003 Çarşamba Sabah 05.45'te uyanıyorum. Otel restorantına kahvaltıya iniyorum. En erken inen bendim. Çok acıktığımdan değil, aceleciliğimden. Gruptan arkadaşlarda yavaş yavaş gelmeye başladı. 07.00'de bisikleti araçlara yerleştirip Dipkarpaz'a hareket ediyoruz. Dipkarpaz adanın doğu burnuna yakın son kasaba. Dipkarpaz'a araçla geliyoruz. Belediye binasına gelince bina önünde okul çocuklarını görüyoruz. Start buradan verilecek. Son hazırlıklarımızı yapıyoruz. Dipkarpaz Belediye Başkanı saat 10.00'da start veriyor. Çocukların alkışları arasından tura başlıyoruz. Asfalt yoldan gidiyoruz. Kıbrıs'ın trafiği İngilizlerin gibi soldan. Önceleri biraz zorluk çektik ama hemen alıştık. Yolda bisikletimin lastiği patlıyor. Lastiği minibüste tamir ederek gruba Yenierenköy'de katılıyorum. Köy Dipkarpaz'a 20 km. civarında uzaklıkta. Köyde çay molası veriyoruz.Yenierenköy'den yine tura başlıyoruz. Bisikletimde tekrar lastik sorunu çıkıyor. Bisikletimi minibüse bırakıyorum. Bugünlük turu kapatıyorum. Grubu minibüsle takip ediyorum. Öğle yemeği molasını polise bağlı itfaiyenin bahçesinde veriyoruz. Moladan sonra Magaso'ya 50 km. yolumuz daha var. Çayırova'ya yaklaştık. Çayırova'da yine çay molası veriyoruz. Doktor istirahat için araca geliyor. Ben doktorun bisikleti ile devam ediyorum. Magosa'ya geldiğimizde hava da kararmaya başlamıştı. Bisikletleri polis merkezine bırakıyoruz. Lefkoşa'daki bisikletçiye uğruyoruz bisikletimin lastiklerini yeniliyoruz. Mağazanın sahibi bizimle bisiklet turuna katılan Hüseyin'dir. Burada işimiz bitince Girne'ye hareket ediyoruz. Otelimize geldik ve odama çıkıyorum. Bu yorgunluğun üstüne bir duş iyi gelir. Duştan sonra biraz dinleniyorum. Akşam yemeği için otel restorantına iniyorum. Canlı müzik eşliğinde akşam yemeği yiyoruz. Yemekten sonra erkenden uyumak için odama çıkıyorum.

 


Grubu arkadan minibüsle takip ediyoruz.

 
 Yokuşta zorlananlara genç
bisikletçiler  yardım ediyorlardı.


Çayırova'da Kıbrıslı
bisikletçilerle


 Magosa
Zafer Anıtı

 

13 Kasım 2003 Perşembe Sabah 06.30'da uyanıyorum. Hazırlığı yapıp kahvaltıya iniyorum. saat 07.30'da aracımıza binip Magosa'ya hareket ediyoruz. Bugün tura Magosa'dan başlıyoruz. Saat 10.00'da Magosa Zafer Anıtı önünden tura başladık. Magosa Lefkoşa yolu hafif yokuş, birde rüzgar eklenince biraz zorlu gelmeye başladı. Bütün bunların yanında birde eksoz gazı eklenince biraz zorlandım. Gruptan bazı arkadaşlar bazen rüzgarı kestiği için minibüsümün arkasından  gitmeye başladılar. Saat 12.30'da Aslanköy'e vardık. Öğle yemeğimizi restorantın bahçesinde yedik. Yemekten sonra Lefkoşa'ya doğru tura devam ediyoruz. Ben fotoğraf çekmek ve notlar almak için araçta devam ediyorum.  Lefkoşa'ya 22 km. kaldı. Rotamız Beşparmak Dağları paralelinde devam etmekte. Lefkoşa'ya geldiğimizde basın yine bizi karşılamakta. Lefkoşa'da biraz dinlendikten sonra Girne'ye hareket ediyoruz. Beşparmak Dağı'nı geçtikten sonra St.Hilarion Kalesi sapağında grubu bekliyoruz. Grup tamamlanınca Girne'ye doğru inmeye başladık. İnişte yine bisikletimin lastiği patladı. Yokuş aşağı hızlı indiğim için durmak biraz zor oldu. Ayağımı biraz zedeliyorum. Arkadan gelen aracımıza binip otele dönüyorum. Dr. Süleyman Gökçen arkadaşımız ilk müdahaleyi yapıyor.  Odama çıkıyorum. Düşümü alınca pansumanım bozuluyor. İçim rahat etmiyor. Hastaneye giderek tekrar pansuman yaptırıyorum.

 


Magosa Lefkoşa yolu   


Magosa Lefkoşa yolu 


Lefkoşa'ya varış

 

14 Kasım 2003 Cuma Sabah 08.00'de kahvaltımı bitiriyorum. Bugün Girne'den start başlayacağı için saat 10.00'na kadar zamanım var. Bugün Girne'den başlayarak Güzelyurt'a oradan da Lefkoşa'ya bisiklet turu var. Girne'yi dolaşmaya çıkıyorum. Önce limana doğru yürüdüm. Daha sonra Girne içine doğru yürümeye başladım. Askerliğimi yaptığım birliğe uğramak için yürümeye devam ettim. 1980-81 yıllarında askerliğimi Girne'de yapmıştım. Birliğimiz mahalle içinde küçük bir fırın ve bir kaç binadan oluşuyordu. Birliğimizin bulunduğu yere varınca zor tanıdım. Birliğimiz taşınmış siviller yerleşmişti. Fırınımız yine de fırın olarak işletiliyordu. Birliğimize sürekli gelip ekmek kalıntılarını toplayan ve bize şarap getiren Behiç Baba'yı soruyorum vefat etmiş. Askerlik anılarım aklıma geliyor ve bayağı duygulanıyorum. Buradan yürüyerek otele geri dönüyorum. Çünkü hareket saati yaklaşıyor. Saat 10:10'da start alıyoruz. Ben bugün bisiklete binmeyeceğim. Sadece fotoğraf çekeceğim. Çünkü ayağım pek iyi değil.Rotamız Girne sahiline paralel Alsancak, Lapta, Geçitköy, Çamlıbel ve Kalkanlı köylerinden geçerek Güzelyurt'a ulaşacağız. Güzelyurt'tan da Lefkoşa'ya. Lefkoşa'da bütün tur tamamlanmış olacak. Girne çıkışında trafik yoğunluğu eskort polis yer yer trafiği keserek bizi rahatlatıyor. Girne çıkışında denizin üstünde prova uçuşları yapan Türk Yıldızları'nı görüyoruz. Bizde halkın meraklı bakışları arasında devam ediyoruz. Bizi selamlıyanlar da oluyor. Beşparmak Dağları solumuzda paralel olarak uzanmakta. Beşparmak Dağları'nda 5 yüksek tepe bulunmaktadır; Sinan Tepe (724m.), Yayla Tepe (928m.), Beşparmak Tepesi (740m.), Komando Tepesi (936m.) ve Selvili Tepe (1024m.). Geçitköy'de çay molası verdik. Terimiz fazla soğumasın diye molayı kısa tutuyoruz. Buradan sonra önemli bir yokuş var. Yokuşu da zorluksuz aşıyoruz. Güzelyurt'a tahminen 12 km. kala Güzelyurt-Girne sınırında güzel bir piknik yerinde öğle yemeği molası verdik. Burada polis eskortumuz değişiyor. Buradan sonra Güzelyurt polisi eskortluk yapacak. Saat 14.00 civarında Güzelyurt'a vardık. Otogarda kısa bir mola veriyoruz. Ben çevredekilere eşantiyon olarak yapılan tişort ve şapka dağıtıyorum. Buradan da Lefkoşa'ya doğru tura başladık. Saat 15.00'te Yılmazköy'e geldik. Burada da eskort değişiyor. Buradan sonra Lefkoşa polisi eskortluk yapacak. Lefkoşa'ya 14 km. kaldı. Hava açık, güneşli. Biz minibüsle önden Lefkoşa'ya giriyoruz. Turun tamamlanacağı meydanda grubu bekliyoruz. Grup meydana geldikten sonra bisiklet turunu burada bitirmiş olduk. Girne'ye hareket ediyoruz. Saat 17:15'te otelimize gelmiş olduk. Akşam yemeği ardından saat 23:00'da odama çıkıp derin bir uykuya dalıyorum.

 


Girne       


Girne


St.Hilarıon Kalesinden Girne

 

15 Kasım 2003 Cumartesi Saat 08.30'da Lefkoşa'ya hareket ettik. 13.30'a kadar Lefkoşa'yı gezdik. Daha sonra bisikletlerimizi almak için Hüseyin'in bisiklet mağazasına (Aksan Bisikletçilik) gidiyoruz. Buradan bisikletlerimizi alıp tören alanına gidiyoruz. Kutlamada resmi tören ardından Bisiklet ekibi Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a Türkiye toprağı sunmak için bisikletli geçit yapıp Rauf Denktaş'a toprak sunduk. Hemen sonra biz tören alanından ayrılıp St.Hilarion Kalesini gezmeye gidiyoruz. Kale adının Kudüs'ün Araplar tarafından alınmasından sonra adaya kaçarak dağın tepesindeki bir mağarada yaşayan ve burada ölen bir azizden kaynaklandığı sanılmaktadır. Daha sonraları, 10.yy'da buraya bir kilise ve manastırın yapıldığı görülmektedir. Saint Hilarion, Kıbrıs'ta ada halkını Arap  korsanlarının gemilerine uyarmak ve korumak için dağların en yüksek noktalarını gözetleme noktası olarak yapılan kaleler zincirinin bir halkasıdır. Zincirin öteki parçaları Girne, Buffavento ve Kantara kaleleridir. Saat 15.30'da Türk Yıldızları'nın gösterisini de izleme fırsatımız oldu. Hava kararmaya başlamıştı. Girne'ye dönüyoruz. Saat 18.00'de pansuman için hastaneye uğruyorum. Pansumanı yaptırıp otele dönüyorum. Akşam yemeği için 19.00'da restoranta iniyorum. Akşam Cumhurbaşkanın resepsiyonu var ama rahatsızlığımdan dolayı gidemiyorum. Odama çıkıp Türkiye Letonya maçını izlemeye başlıyorum. Maçı izlerken uykuya dalıyorum.
16 Kasım 2003 Pazar Sabah 07.00'de uyanıyorum. Kahvaltı için restoranta iniyorum. Kahvaltıdan sonra bisikletimi uçağa vermek için ambalajlıyorum. Bugün son günümüz akşam 19.00'da uçağımız var. 09.45'te odalarımızı toplayıp otelden ayrılıp Bellpais Manastırı'na hareket ediyoruz.

 

Bellapais Manastırı Beşparmak Dağlarının eteğinde bir kayalık üzerinde kurulmuş olan manastırın bugünkü adı Fransızca "Abbaye de la Paix"den (Barış Manastırı) türemiştir. Manastır, Gotik sanatın bir şaheseri ve Yakın Doğu'daki en güzel örneği olarak bilinmektedir. Bellapais'in ilk sakinlerinin  Selahaddin Eyyubi 1187 yılında Kudüs'ü ele geçirdiği zaman Kıbrıs'a göç eden Augustinian mezhebi rahipleri olduğu bilinmektedir. İlk manastır binasının yapımı 1198-1205 yılları arasında olmuştur. Günümüzde ayakta kalan yapının bir bir kısmını Fransa Kralı III.Hugh (1267-1284) inşa ettirmiştir. Manastırın ortasındaki avlunun dört yanını çeviren revaklar ve yemekhane Kral lV.Hugh döneminde (1324-1359) inşa ettirmiştir. Ada Osmanlıların eline geçtikten sonra bina Yunan Ortodoks Kilisesi'ne verilmiştir. Saat 10.30'a kadar Bellapais Manastırı'nı geziyoruz. Hemen ardından Magosa'ya hareket ettik. Sermed beyin evine uğradık.  Bahçe içinde tek katlı güzel bir köy evi. Bahçesinde çay


Bellapais Manastırı

 

ve kurabiye ikram etti. Kıbrıs viskisi ikramı ardından Sermed beyde bize katılarak Magosa'ya devam ettik. Magosa yolu üzerinde şehitlik'e uğradık. Şehitlik 1974 yılındaki çıkartmada Rumların bölgeyi terk ederken yaptıkları katliamda ölenlerin mezarlığıdır. I.mezarlık Muratağa ve Sandallar köylülerinden, 2.mezarlık Atlılar köylülerinden oluşmakta. Buradan ayrılıp Magosa Salamis Harabeleri'ne gidiyoruz. Saat 13.10'a kadar Salamis Harabelerini geziyoruz. Burdan öğle yemeği için Magosa'ya gidiyoruz. Salamis Otelin yanında Koca Reis Restorantında öğle yemeği yiyoruz. Zengin meze, çupra ve yanında göbek rakısı. Saat 14.25'ten 16.00'ya kadar yemek sürdü. Yemekten sonra Magosa'yı gezmeye devam ediyorum. Hava da kararmak üzere. Önce Lala Mustafa Paşa Camii'yi geziyoruz. Lala Mustafa Paşa Camii St.Nicolas Kadetralı'ndan camiye dönüştürülmüş. Luzinyan krallarının taç giydikleri ve Gotik mimari tarzının en güzel örneklerinden biri olan St. Nicolas Kadetralı, fetihten sonra (1571) mimari şekli bozulmadan ilave edilen bir minare ile cami şekline dönüştürülmüş ve Lala Mustafa Paşa Camii olarak isimlendirilmiştir. 1489'da Kıbrıs'a hakim olan Venedikliler dıştan gelecek saldırıları önlemek için Ortaçağ savunma mimarisinin en güzel örneğini teşkil eden heybetli surları inşa etmişler. Camiden sonra Namık Kemal Zindanını gezmeye başlarken hava da karamaya başlamıştı. Havanın kararmasıyla birlikte Magosa'dan Geçitkale Havaalanı'na doğru hareket ettik. Saat 19:00 uçağı ile Türkiye'ye döneceğiz.

 


Salamis Harabeleri


Salamis Oteli 


St.Nicolas Katedralı


St.Nicolas Katedralı

   

sayfalar            2   -      -    4   -    5   -      -    7   -    8   -    9


    FOTOĞRAF  |  SEYİR DEFTERİ  |  ÖZGEÇMİŞ  |  LİNKLER  |  ANA SAYFA

FOTOĞRAF  PORTRELER   TÜRKİYEDE TREKKİNG  |  KAPADOKYA  |  GÜRCİSTAN  |  YUNANİSTAN   RODOS  |  İSTANBUL
KIR ÇİÇEKLERİ  |  GÖL ŞELALE AKARSU   DAĞLAR  |  TARİHİ YERLER  |  TANITIM  |  PORTFOLİO

SEYİR DEFTERİ  01 AĞRI |
02 DOĞU  03 KAÇKARLAR04 ALTIPARMAK05 KIBRIS  |  06 YAYLA SAFARİ  07 ANADOLU08 DOĞU EKPRESİ  |  09 ALADAĞLAR