SEYİR  DEFTERİ

 



 
Pokut Yolu


Sal Yaylası'nda horon oynuyoruz

Sal Yaylası genel görüntüsü
Sal Yaylası 

Grup üyeleri Hazindag patikasında 

Amlakit Yaylası

Hazindag Yaylası'nda molamız

Amlakit'te akşam yemeği hazırlığı


Tulum eşliğinde horona gidiyoruz


Palovit-Apivanak patıkası
Trovit Yaylası

Karmik Yaylası
Cancik Otel-Çat
Verçenik Yaylası yolundayız
Verçenik Yaylası'ndan Tatos'a çıkarken

Çiçekli Yayla'da maden suyu
içiyoruz

 



 

 

06

 
 

16 Ağustos 2003 Cumartesi İstanbul'a döneli 2 hafta oluyor. Tabii ki yine seyahate çıkma isteğim var. Yeni oluşan grupla Yayla Safari turuna çıkacağım. Çantamı toplayıp Lüks Karadeniz firmasıyla Ardeşen'e gitmek için yola çıkıyorum. Halıcıoğlu yazıhanesine gelince bir de bakıyorum Ulaş benden erkenci, orda bekliyor. Saat 14.00'te otobüsümüz hareket ediyor. Yaklaşık 18 saat sürecek yolculuğumuz başlıyor. Ben, Reyhan Salatacı, Ulaş Yurtsever, Nursel Orak ve Hakan Saka otobüsle seyahat ediyoruz. Grubun diğer üyeleri Alp Üçok, Müge Devrim Üçok, Kayhan Önol ve Arsun Önol pazar günü uçakla gelecekler. Cevdet Oğuz bize Ardeşen'de katılacak. Geceyi otobüs yolculuğuyla geçiriyoruz.

 


Cevdet Oğuz (Rehber)


Mustafa Çepoğlu (Kaptan)


Kayhan Önol


Müge Devrim Üçok


Reyhan Salatacı


Hakan Saka


Nursel Orak


Alp Üçok


Arsun Önol


Ulaş Yurtsever

 

17 Ağustos 2003 Pazar Saat 09.00 sularında otobüsümüz Ardeşen'e varıyor. Saat 12.00'ye kadar grubun toplanması için zamanı Ardeşen'de geçiriyoruz. Grubun toplanmasından sonra Çamlıhemşin'e minibüsle çıkıyoruz. Çamlıhemşin'de mininibüsten ayrılıyoruz. Buradan Pokut'a çıkmak için Mercedes Unimog arazi aracı kullanacağız. Unimog kamyona saat 17.00'de yerleşip Pokut Yaylası'nın yolunu tutuyoruz. Hava sisli ve çise yağmaya başlıyor. Eşyalarımızı bagajdan alıp aracın içine yerleştiriyoruz ki yağmurdan korunsun. Bol çamurlu ve kaygan yolda aracımız kesintisiz ilerliyor. Bu yolu bu hava şartlarında belki de sadece bu araçla aşabilirdik. Biraz ilerleyince yolda büyük bir kütükle karşılaşıyoruz. Ormanı gençleştirmek ve hastalıklı ağaçları ayıklamak için kesiyorlar herhalde. Ama biraz fazla kestikleri için çok gençleştiriyorlar. Biraz bekliyoruz. Ve yolu açıyorlar. Müthiş çamur var. Şoförümüz Mustafa Çepoğlu burada hünerini gösteriyor ve

 

Sal Yaylası'na ulaşıyoruz. Yine hava çok sisli. Kamp kuracaktık ama, Muhtar Sefer Memişoğlu bize yardımcı olarak boş evini bize veriyor. Bizde eve yerleşiyoruz. Biz eve yerleşirken Sefer Dayı çayı hazırlamış ve bizi çaya davet ediyor. Akşam yemeğini de birlikte hazırlıyoruz ve birlikte yiyoruz. Sefer Dayı kendi pişirdiği ekmeği de ikram ediyor. Yemekten sonra Sefer Dayı ortaya Altınbaşı koyuyor. Günün bütün yorgunluğunu atmak için rakıya evet. Sefer Dayı hatıralarını anlatırken Cumhuriyetimizin ilk kurucu meclisinde Lazistan Mebusu Necati Memişoğlu'nun torunu olduğunu anlatıyor. Sohbetimiz devam ederken yaylanın gençleri bizim konaklayacağımız evi horon alanına çevirmişler. Tulum sesi eşliğinde horon naraları gelmeye başladı. Sonra horonu seyretmeye gidiyoruz. Gruptan horona eşlik edenlerimiz oldu. Biraz acemilik var ama öğrenecekler. Horon saat 23.00 civarına kadar sürüyor. Sonra uyku tulumlarımıza giriyoruz.


Sefer Memişoğlu
 

18 Ağustos 2003 Pazartesi Sabah erkenden kalkıp kahvaltımızı hazırlarken Sefer Dayı sıcak suyu hazırlamış ve bize getirmiş bile. Çayımızı demliyoruz. Kahvaltımızı yaptıktan sonra Pokut Yaylası'na doğru yürüyüşe başlıyoruz. Sis yok ama hava her an bozabilir gibi. Ladin ormanı içerisindeki nefis patikadan yürüyoruz. Bu bölgede bana göre en güzel patika. Sisli ve yağmurlu havadan sonra yoğun mantar oluşmuş. Bol bol mantar fotoğrafları çekip yürüyüşe devam ediyoruz. Sal Yaylası'ndan Pokut Yaylası'na araç yolu açılmış. Her yol açılan yerde olduğu gibi çirkin görüntü oluşmuş. İnşallah bu çirkinlik Sal ve Pokut yaylalarına yansımaz. Pokut Yaylası'na yürüyüşümüz 20 dakika civarında sürdü. Pokut'tan sonra Hazindag patikasına giriyoruz. Yine orman içi patika. Yaklaşık 3 saat süren yürüyüşümüzle Hazindag Yaylası'na ulaşıyoruz. Yolda İfsak'tan arkadaşlarıma rastlıyorum. Hazindag Yaylası'nda kısa mola verip Amlakit Yaylası'na doğru yürüyüşe devam ediyoruz. Hazindag Yaylası'nın çıkışında piknik masası vardı ve öğle yemeği molasını burada veriyoruz. Öğle yemeğimizi Hazindag Yaylası'nın panoramik görüntüsü karşısında yiyoruz. Moladan sonra Amlakit Yaylası'na doğru yürüyüşe başlıyoruz. Orman içi patikada yürüyoruz her

 


Sal-Pokut patikası


Pokut Yaylası'nda mantarlar 


Pokut-Hazındağ patikası


Hazindag Yaylası


Hazindag Yaylası


Hazındağ Yaylası'nın genel görüntüsü
 

taraf ladin ağaçlarıyla kaplı. Nerdeyse sürekli inişi olan bu patika bizi dereye kadar indiriyor. Derede kısa bir mola verip ayaklarımızı suya sokarak dinleniyoruz. Deredeki molamızdan sonra yarım saatlik yürüyüşten sonra Amlakit Yaylası'na ulaşıyoruz. Aracımız daha yaylaya ulaşamadı. Biz de zamanı kahvede istirahat ederek geçiriyoruz. Zaten çevreyi öyle bir sis bastı ki göz gözü görmüyor ve hafif hafif de çise yağmakta. Aracımız saat 17.00'ye doğru yaylaya geldi. Eşyalarımızı ve malzemelerimizi araçtan alıp kamp yerine taşıyoruz. İzin alarak kampı kahvenin yakınına kuruyoruz.  Amlakit Yaylası çok yokuş bir alanda kurulduğundan yayla yakınında kamp yeri bulmak biraz zor. Hemen akşam yemeği hazırlığı başladı erkenden yiyip vartivor şenliklerini izleyeceğiz. Şenlikte bizim kampımızın yanındaki kahvede yapılmaktadır. Kahve, Amlakit Koruma ve Yaşatma Derneği'ne ait. İşletmesini Şerafettin Avcı ve oğulları yapmaktadır. Kahvehane köy kahvesi ve lokanta olarak kullanılmaktadır. Üst katında ikişer kişilik 4 odası bulunmaktadır ve konaklama için verilmektedir. Vartivor şenlikleri Amlakit'te bu yıl 16 Ağustos'da başladı. (Her yıl Ağustos ayının 2. cumartesi günü başlar ve iki hafta sürer.) Vartivorun en önemli özelliği tulum eşliğinde oynanan horondur. Bütün program horon oyunun üzerine kurulur. Amlakit'te vartivor şenliklerinde önce kadınlar horon oynar. Kadınların horonuna hem oyuna hem de izlemeye erkekler alınmaz. Kadınların horonu saat 20.00 kadar sürecek. (Bu kurallar yayladan yaylaya değişiklik gösteriyor). Erkeklerin horonu saat 20:00'den sonra başlayacak. Erkekler horon oynarken kadınlar horonun orta alanında otururlar ve horonu izlerler. Fakat oyuna katılmazlar.  Akşam yemek ziyafetine davet  ediyorlar. Saat 20.00 kadar ziyafet sürüyor. Saat 20.00'de ziyafet evinden tulum eşliğinde köy kahvesine yürüyoruz ve erkekler horonu başlıyor. Horona öyle ilgi var ki horon halkası genişledikçe genişliyor. Saat 23.00 kadar kesintisiz sürüyor horon. Daha sonra herkes evlerine dağılıyor. Kim bilir kaç yıldır bu gelenek sürüyor. Özelliği korunarak daha çok yıllar daha sürdürülecek gibi. Bizde kampımıza dönüp derin uykuya dalıyoruz.

 

Amlakit Yaylası'ndakı kahvedeyiz

Amlakit Yaylası'nda derede molamız


Amlakit'te çevreye verilen önemi
anlatan duvar yazısı

 

19 Ağustos 2003 Salı Sabah yine erken uyanıyoruz. Çevrede sis biraz azalmış. Kahvaltımızı yaptıktan sonra kampımızı topluyoruz. Eşyalarımızı unimog kamyona yerleştirip Palovit'e araçla gidiyoruz. Palovit'te kısa bir moladan sonra Apıvanak Yaylası'na yürüyüşe karar veriyoruz.  Yolda bir dağcı gruba rastlıyoruz. Biraz sohbetten sonra yürüyüşümüze devam ediyoruz. Daha sonra İspir'den gelen katırcılara rastlıyoruz. İspir'den Karadeniz yaylalarına satmak için üzüm, domates ve kuru dut getirmektedirler. Bu yıllardan beri devam etmektedir. Apıvanak Yaylası'na 1.5 saatlik patika yürüyüşü ile ulaşıyoruz. Apıvanak Yaylası'na da araç yolu yapıldığı için patikalar burada da yok olmaya başladı. Yaylacılar belki yolları yapıldığından çok memnunlar ama zamanla bu yaylaların bozulacağını düşünenler üzülmektedirler. Yolu medeniyet olarak görüyoruz ama kaybolan değerleri göremiyoruz. Apıvanak'ta kısa gezinti yaptıktan sonra tekrar Palovit'e geri dönüyoruz. Her tarafı yine yoğun sis kapladı. Öğle yemeğini Palovit'in kahvesinde hazırlayıp yiyoruz. Palovit'ten aracımıza binip Trovit Yaylası'na hareket ediyoruz. Yine yoğun sis ve çise var. Kahveye yerleşip biraz ısınıyoruz. Kahvenin yanında misafirhane yapmak için inşa ettikleri binaya izin alarak yerleşiyoruz. Akşam yemeğini burada hazırlayıp yiyoruz. Biraz sonra dışarıdan tulum sesi gelmeye başladı. Bizim ekipten de horona katılanlar oluyor. Bir kaç yaylada daha eğlenceye rastlarsak bizden de bir horon ekibi çıkacak gibi. Geç saatlere kadar horon oynanıyor. Horon oynamaları saat 23.00 kadar sürüyor. Horon bittikten


Amlakit'te erkekler horonu

 

sonra herkes evine çekiliyor. Yaylada sessizlik hakim oluyor. Bizde uyku tulumlarımıza girip yarınki uzun yürüyüşe hazır olmak için uykuya dalıyoruz.
20 Ağustos 2003 Çarşamba Trovit'ten erken saatte yürüyüşe başlıyoruz. Yine her taraf sisli. 2 saate yakın yürüyüşle Karmık Yaylası'na ulaştık. Karmık Yaylası bölgenin en küçük yaylası 3-4 adet yayla evi var. Trovit'te söylediklerine göre yaylada şu anda 1 aile var. Karmık Yaylası'na uğramadan batı yönünden çıkışa başladık. Yükseldikçe sis aşağılarda kalmaya başladı. Biraz daha yükseldikçe her taraf günlük güneşlik. Aşağıda kalan sis, denizi andırmaya başladı. Karmık Yaylası'ndan sonra 1.5 saat yürüdükten sonra göle ulaştık. Gölde yüzme molasından sonra batı yönünde yürüyüşümüz devam etti. Bu bölgeyi bende ilk defa geçiyorum. Biraz sonra boğaza geldik burada patika biraz belirgin buna dayanarak doğru yolda olduğumuza emin olduk.
Boğazı geçtikten sonra yoğun sis yine bizi bekliyor. Hacıvanak Yaylası sis içinde kalıyor. Daha önce Başyayla'ya bu yoldan geçmiştim. Başyayla boğazı sisin arasından da belli olmakta. Sise girmeden önce öğle kumanyalarımızı yiyoruz. Daha sonra sisin içine girerek dereye doğru inmeye başladık. Dereye biraz yaklaştıkça kuzey yönüne doğru yürüyüşe başladık. Hedefimiz Elevit Yaylası'na ulaşmak. Aracımız da yaylada bizi bekleyecek.

 


Amlakit Yaylası'ndaki taş köprü


Apivanak Yaylası


Trovit Yaylası

 

Sisin içinde yürüyüşümüz devam etmekte. Ancak biraz yükselmeye başladığımızı hissettiğimizde tamamen dereye inene kadar batı yönüne yürümeye karar verdik. Derenin yanına inince kuzeye yöneldik. İyi ki dereye inmeye karar verdik. Yoksa daha yükselip tepelere doğru çıkma ihtimali yüksekti. Sis etkisi devam ettirmekte ve yavaşça da çise yağmaya başladı.Yürüyüşümüz sisin içinde devam etmekte. Sisli havadan kaynaklanan etki ile grupta sıkılmalar başladığını hissediyorum. Çünkü çevreye göremediğimiz için can sıkıntısı artmakta. İnanıyorum ki sis olmasa çevreye izleyebileceğimizden dolayı can sıkıntısı olmayacaktı. Yürü yürü Elevit görünmüyor. Yürürken yolumuzun üstünde küçük suda çırpınan alabalık yavrusu görüyorum. Balığı yakalıyorum ve matarama su doldurarak içine koyuyorum, sonra akar suya götürüp suya bırakıyorum. Balık hemen taşların arasında kayboluyor. Sis yoğunluğunu sanki artırır gibi. Yolda bolca framboaz var arada bir framboaz toplamak için mola veriyoruz. Yürüyüşümüz devam ediyor. Ve

 


Karmik Yaylası Gölü


Karmik-Hacıvanak geçidi

Karmik-Hacıvanak geçidi
 

sonunda Elevit'e ulaşıyoruz. Ama ayaklarımızda derman kalmamış. Elevit'te Yok Yok Bakkal Amcanın kahvehanesinde yorgunluk çayı içerken bir yandan da kurulanıyoruz. Daha sonra aracımızla Çat'a Cancik otele gitmeye karar veriyoruz. Cancık otele yerleşiyoruz.  Akşam yemeğinde bandıra bandıra muhlama yiyoruz. Daha sonra yine tulum sesi gelmeye başladı ama yorgunluktan olacak gruptan hiç kimse ilgi göstermedi. Erkenden odalarımıza çekilip uykuya dalıyoruz.
21 Ağustos 2003 Perşembe Cancik otelden saat 08.00'de ayrılıyoruz. Unimogumuzla Verçenik Yaylası'na doğru yola çıkıyoruz. Verçenik Yaylası'na ulaşınca önce kampımızı kuruyoruz. Öğle yemeğine kadar istirahatla geçiriyoruz. Öğle yemeğinden sonra Kapılı Göller'e doğru yürüyüşe başlıyoruz. Yine her tarafı sis kaplıyor. Göllere gelince doğa yine bize sürprizini yapıyor ve her taraf günlük güneşlik oluyor. Yine kendine güvenenler suya giriyor. Daha sonra kampa dönmek için yürüyüşe başlıyoruz. Gölden biraz inmeye başladık ki yine sis her tarafı kapladı. Sis içinden yürüyerek kampımıza geri dönüyoruz. Akşam kamp ateşi etrafında yemeğimizi yiyoruz. Daha sonra sis ile birlikte çişe yağmaya başlıyor. Hava biraz soğumaya başladı ve çadırlarımıza giriyoruz.

 


Verçenik Yaylası'nda kampımız


Kapılı Göller'e çıkarken


Verçenik Dağı Kapılı Göller

 

22 Ağustos 2003 Cuma Sabah erkenden uyanıyorum. Yine her taraf sis ile kaplı. Tatos geçidini aşmak için karar veremiyorum. Bu konuda karar için grupla yemekten sonra konuşmaya karar veriyorum. Kahvaltı hazırlığını tamamladıktan sonra grubu uyandırıyoruz. Grup Tatos geçidini aşmaya kararlı. Kahvaltımızdan sonra kumanyalarımızı alarak yürüyüşe başladık. Verçenik Yaylası'nın doğusundan yokuşu tırmanmaya başladık. Yoğun sisin içinden yürüyoruz. İki metre önümüzü göremiyoruz. Ancak daha önce bu geçidi bir kaç kez geçtiğim için rahatım. Pusula yardımıyla yönümüzü kaybetmeden ilerlemeye devam ediyoruz. Sonra gölün kıyısında Çoban İsmet amcaya rastlıyoruz. Biraz sohbetten sonra yürüyüşümüze devam ettik. Biraz sonra Tatos geçidine geldik. Doğu vadisinde sis biraz daha az ve Tatos göllerini görebiliyoruz. Daha sonra Tatos göllerine inip ayaklarımızı suya sokup dinlendiriyoruz. Öğle kumanyalarımızı yerken gölün karşısında bir çoban belirdi. Alp bütün göllere girdiği için bu gölü de es geçmeyip giriyor. Daha sonra yürüyüşe başlıyoruz. Çoban Şahin ile karşılaşıyoruz. Biraz Şahin ile sohbet ederek keçilerle birlikte yürüyüş yaptık. Yine sis geliyor ve sisin içinden Çiçekli Yayla'ya doğru yürüyüşe başlıyoruz.

 


Çoban İsmet Amca


Tatos Gölleri


Çoban Şahin

Yolda akşam yemeğinde kullanmak için skilikumpri topluyoruz. Gruptaki herkes toplamaya yardım ediyor. Yürüyüşümüz devam ediyor. Çiçekli Yayla'ya ulaşınca unimogumuz bizi bekliyordu. Önce biraz maden suyu içip sonra Çat'ın yolunu tutuyoruz. Çat'ta Toşi Pansiyon'a uğruyoruz. Biraz aşağıda uygun kamp yeri bulup kampımızı kurup istirahata çekildik. Saat 18.00'de akşam yemeği hazırlığına başladık. Akşam yemeği hazırlama işe bana kaldı. Çünkü skilikumprili sucuklu yumurta yapmaya söz vermiştim. Önce makarnayı hazırladım. Daha sonra sucuğu yağda kızartarak içine skilikumprili yumurtayı karıştırıp pişiriyorum. Arsun'da makarnaya skilikumprili sos hazırlıyor. Valla her şey o kadar güzel oldu ki parmaklarımızı az daha yiyorduk.
23
Ağustos 2003 Cumartesi Çat'tan sabah Çamlıhemşin'e hareket ediyoruz Çamlıhemşin'de diğer grupla birleşip Ardeşen'e iniyoruz ve grupla vedalaşıyoruz. Bir geziyi daha bitiriyorum. 

   

sayfalar            2   -      -    4   -    5   -      -    7   -    8   -    9


       FOTOĞRAF  |  SEYİR DEFTERİ  |  ÖZGEÇMİŞ  |  LİNKLER  |  ANA SAYFA

FOTOĞRAF  PORTRELER   TÜRKİYEDE TREKKİNG  |  KAPADOKYA  |  KARADENİZ  |  GÜRCİSTAN  |  YUNANİSTAN   RODOS  |  İSTANBUL
KIR ÇİÇEKLERİ  |  GÖL ŞELALE AKARSU   DAĞLAR  |  TARİHİ YERLER  |  TANITIM  |  PORTFOLİO   |  THAILAND   |  BOSNIA & HERZEGOVINA   |  SRI LANKA

SEYİR DEFTERİ  01 AĞRI |
02 DOĞU  03 KAÇKARLAR 04 ALTIPARMAK 05 KIBRIS  |  06 YAYLA SAFARİ  07 ANADOLU 08 DOĞU EKPRESİ  |  09 ALADAĞLAR