SEYİR  DEFTERİ
 


Topluca Köyü tepelerinden genel görünüş

Mezralara çalışan servis aracı
Komat Yaylası'na giden patikadayız

Kayın ağacında resimler
Akşama hazırlık için önce ateşi yakıyoruz
Dönüş yapan yaylacılar

Komat Yaylası'na giden yaylacılar

 

04

 
 

Arkadaşım Kemal Bergel Komat Yaylası'nı anlata anlata bitiremiyor, gidelim diyor. Daha önce Komat Yaylası'nın bulunduğu vadiye girmemiştim. Yeni bir rota olur hevesiyle geziye karar veriyorum. Ancak fazla günüm yok İstanbul'a dönmem gerekiyor. Bir gece konaklayabileceğim. Buna göre program yapıp hazırlanıyoruz.
02 Ağusots 03 Salı Sabah erkenden kalkıp, hazırlığımızı tamamlıyoruz. Hasan Özcan'la  unimoga binip Mscanu Köyüne (Topluca Köyü) doğru yola çıkıyoruz. Önce Çamlıhemşin'e uğrayıp alış veriş yapıyoruz. Kahvaltımızı da Çamlıhemşin'de sıcak çorba içerek yapıyoruz. Hemen sonra Kemal Bergel'i almak için Elmacık Mahallesindeki evine uğruyoruz. Fakat Kemal evde yok. Bizde Kemal'den umudu keserek yola devam ettik. Sonra Mscanu'ye devam ediyoruz. Mscanu'de antibiyotik bizi bekliyor. Antibiyotik'i alarak Maselevat'a doğru unimogumuzla yola devam ediyoruz. Yol, bol virajlı toprak yol. Sürekli döne döne yükseliyoruz. Maselevat Topluca Köyünün mezralarından biridir. Topluca Köylüleri önce mezralara gelirler. İlk geldikleri mezralardan biridir Maselavat Mezrası. Bir dönem burada kalırlar. Buradan da sırasıyla Unimogla yükselmeye devam ediyoruz. Yükseldikçe Çamlıhemşin mahalleleri de görülmeye başlıyor. Çok dağlık alan olması nedeniyle yerleşim de ona göre dağınıktır. Dere yanından asfalt yoldan Ayder Yaylası'na çıkarken Çamlıhemşin mahalleleri görülmez. Ancak yükseldikçe görülebilir. Yolda Kemal Bergel ile karşılaşıyoruz. Kemal de bizden umudu kesince servis aracıyla maselevat'a gidiyordu. Bizim aracı görünce servis aracından

 

inip bize katılıyor. Servis aracı da posta aracı gibi. Topluca mezralarına gidenlerle dolu. Kemal, Çoponi mezrasındaki şelaleyi görmemizi öneriyor. Aracımızı yol kenarında park ediyoruz. Sonra  orman içi patikada yoldan 15  dakika süren yürüyüş yaparak  şelaleye varıyoruz. Patika çok az kullanıldığı için biraz zorlu. Şelalede kısa bir moladan sonra aracımıza dönüp yolumuza devam ediyoruz. Maselevat'a çok az yolumuz kalmış. Mezraya varıyoruz kısa moladan sonra biraz daha aracımızla gidiyoruz. Maselevat'tan Komat Yaylası'na araç yolu açma çalışmaları var. Aracımızı yolun sonunda bıraktıktan sonra yaylaya giden patikaya giriyoruz. Müthiş bir patika, binlerce yıllık kayın ağaçlarının yanından yürüyoruz. İnsan gerçekten bambaşka bir duyguya kapılıyor. Bu ağaçlarda insanların duygularını belirten ağaç yazıları ve çizimleri mevcut. Bazılarında silaha olan sevgi ve özlemlerini silah resmi çizerek dile getirmişler. Kayın gözdesinde ayının ayak izlerini de gördük. Kara kovandan bal çalmak için çıkan ayının pençe izleri. Birde kayın ağacının yanında fotoğraf çektireyim dedim. Patikada yürürken içimizi balta girmemiş ormanda yürüme


Çoponi Şelalesi

 


Komat Yaylası'na giden patika

duygusu kaplıyor. Kemal'in çocukluğu buralarda geçmiş. Söylediğine göre vadinin karşı tarafına bugüne kadar hiç bir insan girmemiş. Patika yanında işaretlenmiş kayınları sorduğumda araç yolunun buradan geçeceğini ve bu ağaçların kesileceğini söylüyorlar. İnsanın gerçekten içi gidiyor. Ama yol da lazım. Kayın ağaçlarının üzerinde duygularını anlatmak için yazılmış yazılar ve çizimler var. Birinde de kara kovandan bal çalmak için çıkan ayının tırnak izleri mevcut. Yol boyunca nerdeyse bütün ağaçlarda en az bir adet kara kovan bulunmakta. Yaylacılar balcılığa çok önem veriyorlar. Bir saate yakın patika yürüyüşünden sonra mola veriyoruz. Hasan bize birde çay demliyor. Kumanyamızdan

 


Komat Yaylası genel görüntüsü


Hayvanları otlamaya götüren genç kız


Kayın ağacında kara kovan

 

atıştırak öğle yemeğini yemiş   oluyoruz. Tekrar yürüyüşe devam ediyoruz. 2 saat daha yürüyerek Komat Yaylası'na geliyoruz. Yayla Topluca köylülerinin yaylasıdır. Köyden önce Kokluğhi, Zisto, Çopuni, Potrunca, Kurikasto, Maselevat, Koloni, Oroççe ve Kfakari mezralarına gelirler. Burada biraz kaldıktan sonra Haziran ayı ortalarında Komat, Eğrisu, Pinpilona ve Scariğuli yaylalarına çıkarlar. Haziran ayı sonunda da bütün bu yaylalardan göç başlar ve Didi Gola'ya (Kaçkar Yaylası) çıkarlar. Bunu şenliklerle kutlarlar. 45 güne yakın zaman bu yaylada kalırlar. Buradan da Eylül ayının ilk haftasında herkes kendi yaylasına geri göç eder. Sonra bu yayladan mezralarına ve mezradan da Topluca Köyüne geri dönerler. Bu gelenek yıllardan beri gelmektedir. Yaylaya gelir gelmez sis de bizimle beraber yaylayı kaplıyor. Geceyi geçireceğimiz eve yerleşiyoruz. Akşam yemeği hazırlığı. Hasan kavurmalı pirinç pilavı yapıyor. Akşam yemeğinden sonra bir kaç duble rakı içiyoruz. Yayla suyu ile rakı çok iyi gidiyor.
03
Ağustos 03 Çarşamba Sabah erkenden uyanıyoruz. Sis kalkmış, hava günlük güneşlik. Biraz yaylayı dolaşıp dönüşe geçiyoruz. Yolda yaylaya çıkanlarla karşılaştık. Dönüşte yol boyunca bol bol böğürtlen yedik. Üç saat civarında süren yürüyüşle Maselavat Mezrasına geri dönüyoruz. Mezrada öğle yemeğinde bir teyzeye konuk olduk. Yeni pişirdiği köy ekmeğini ve pişirdiği yumurtayı bize ikram ediyor. İkramına teşekkür edip mezradan ayrılıyoruz. Çamlıhemşin'e gelip ayrılıyoruz. Yarın İstanbul'a geri döneceğim. Uzun bir süre ofiste çalışma ile geçecek.

 


Böğürtlenler


Öğle yemeğimiz


İki ayrı cins  kumar ağacı dalı

   

sayfalar            2   -      -    4   -    5   -      -    7   -    8   -    9


    FOTOĞRAF  |  SEYİR DEFTERİ  |  ÖZGEÇMİŞ  |  LİNKLER  |  ANA SAYFA

FOTOĞRAF  PORTRELER   TÜRKİYEDE TREKKİNG  |  KAPADOKYA  |  GÜRCİSTAN  |  YUNANİSTAN   RODOS  |  İSTANBUL
KIR ÇİÇEKLERİ  |  GÖL ŞELALE AKARSU   DAĞLAR  |  TARİHİ YERLER  |  TANITIM  |  PORTFOLİO

SEYİR DEFTERİ  01 AĞRI |
02 DOĞU  03 KAÇKARLAR04 ALTIPARMAK05 KIBRIS  |  06 YAYLA SAFARİ  07 ANADOLU08 DOĞU EKPRESİ  |  09 ALADAĞLAR