SEYİR  DEFTERİ

 


Adana
İskenderun
Hatay
Hatay
Konuk Köyü

Kastabala
Karatepe Kilim Koop.
Tel: 0.328.727 20.04 - 05

Kilim Koop. Yöneticisi Cengiz Cafrı
Kilim dokumayı denerken
7 gönüllü genç Fırtına Tanrısı heykeli önünde
Eşe teyze ısırganlı pide hazırlıyor.
Kayabaşında okula giden çocuklar.

 

 

07

 
 

16 Mart 2004 Salı Yeni bir seyahat hazırlığına başlıyorum. Biraz kısa bir gezi olacak, bu nedenle hazırlığım uzun sürmedi. 22.15'te Metro ile Avanos'a hareket ediyorum. Avanos'tan da minibüsümüzle Hatay'a doğru yola çıkacağız.
17 Mart 2004 Çarşamba
saat 10.00 civarında Avanos'a iniyorum. Ahmet karşılıyor. Avanos'tan Hatay'a doğru yola çıkıyoruz. İlk uğrak yerimiz Niğde oldu. Niğde'de öğle yemeği yiyoruz. Buradan Adana'ya doğru yola çıktık. Gülek Boğazı'nı geçtikten sonra otobana giriyoruz. Otoban'dan İskenderun'a kadar gidiyoruz. Yol boyunca tarlalarda yoğun çalışmalar gözlemliyoruz. İskenderun'a yaklaşınca Demir Çelik'in görüntüsüne dayanamayarak bir kaç kare fotoğrafını çektik. Otobandan çıkıp Hatay yoluna girdik. Hatay'a yaklaştığımızda hava kararmıştı. Hatay'a ulaşınca minibüsümüzü park edip akşam yemeği için televizyonla restorant aradık. Bize şehir klubünü önerdiler. Bu akşam Fenerbahçe ile Gençlerbirliği'nin kupa maçı var. Maçı Gençlerbirliği 4-2 kazanıyor. Hatay'ın zengin mezeleri eşliğinde güzel bir akşam yemeği yiyoruz. Geceyi geçirmek için aracımıza geliyoruz. Geceyi araçta geçireceğiz.
18 Mart 2004 Perşembe
sabah erkenden kalkıp eski mahalleleri geziyoruz. Sokakları çok canlı, çarşıları da çok hareketli neredeyse herkes tezgahını dışarıya çıkarmış çalışıyor. Sabah kahvaltısı için fırından yeni çıkmış pideleri ve yöresel peynirleri alıp bir kahveye oturup güzel bir kahvaltı yapıyoruz. Tekrar sokak aralarını dolaşmaya başlıyoruz.

 

Hatay çarşılarında çeşitli görüntüler

 

Karnımızın acıktığını hissettiğimizde saat epey ilerlemişti. Öğle yemeği için çeşitli yöresel yemekler yapan Sultan Sofrasına oturuyoruz. Çeşitli yöresel yemeklerden sonra ulusal tatlıları olan künefeyi de yiyoruz. Yemekten sonra Hatay Müzesini geziyoruz. Müze de mozaikler ön plana çıkıyor.

 

Eros ve Psykhe mozayiği
M.S.III.yy.a yapılmış. Samandağı'nda bulunmuştur. Eros oktanlığını astğı ağacın altında uyumaktadır. Elinde yayı Psykhe usulca arkadaşına yaklaşmakta
ve oktanlığa uzanmaktadır.

Yaz  
Çıplak ve kanatlıdır. Başında
başaklardan bir çelenk, sırtında pelerin, ayaklarında çizmeler vardır. Sağ elinde bir orak ve sol kolunda bir başak demeti taşımaktadır.

Soteria mozayiği M.S. V.yy.da yapılmış. Antakya'nın Narlıca Köyü çevresinde bir banyonun döşemesi olarak bulunmuştur. Soteria (Kurtuluş) dolgun vücutlu bir kadın olarak
şahıslandırılmıştır. Başında yapraktan bir çelenk taşımaktadır. Göysünü Bizans usluplu bir kolye süslemektedir.

OkeanosTetyys mozayiği
M.S.IV.yy.da yapılmış. Dafne (Harbiye)'de bulunmuştur. Denizin içinde ve deniz hayvanları ile beraber tanrı ve tanrıça arkada yer almaktadır. Köşelerde yunus balığı üzerine binmiş eros motifleri var.
  Müze gezisini bitirdikten sonra kenti gezmeye devam ediyoruz. Reyhanlı'ya gitmeye karar veriyoruz ama hava sertleşip rüzgar esmeye başlıyor. Geceyi tekrar Hatay'da geçirmeye karar veriyoruz. Yarın Reyhanlı'ya hareket edeceğiz.
19 Mart 2004 Cuma sabah erkenden kalkıp sokak aralarını gezmeye başlıyoruz. Kent eski dokusunu koruyor ancak burada da bakımsızlıktan dolayı bir çok ev yıkılır duruma geldi. Yeni binaların görüntüsünün etkisi altında kalan bir çok insan eski evlerini terk edip yeni binaları tercih ediyordur. Yanlış yaptığını anladığında ise iş işten geçmiş olacak.
Dutdibi mahallesinde koşa koşa bize doğru gelen kızın fotoğrafını çekiyorum. Adı Kubramur evden babasının unuttuğu anahtarı koşa koşa getiriyor ve babasına anahtarı verdikten sonra tekrar evine doğru gidiyor.
Bakkal Mustafa ile biraz sohbet ettikten sonra tekrar eski mahalleleri dolaşmaya devam ediyoruz. 28 Mart 2004 belediye ve muhtar seçimleri nedeniyle her taraf parti bayrağı ile dolu. 09.30'da karnımızın acıktığını hissediyoruz. Petek Pastanesinde güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra Reyhanlı'nın yolunu tutuyoruz. Reyhanlı yolunda Celal Hocanın mezarını ziyaret eden Konuk Köyünün kadınları ve kızlarının fotoğraflarını çekiyoruz.  İçlerinden en yaşlısı Saadet Karaahmetli teyze ile sohbet ediyoruz. Üst üste 3 cuma günü gelerek dilekte bulunurlarmış. Evlenmek isteyen genç kızlar, çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar, sağlık sorunlarına şifa arayanlar. Beraberlerinde getirdikleri çocuklar ise meraklı bakışlarla izlemekteler. Buradan vedalaşıp ayrılıyoruz. Reyhanlı'ya ulaşıyoruz, küçük ve güzel bir göleti var biraz dolaşıp şehir merkezine gidiyoruz. Şehir seçim hazırlığı nedeniyle çok gürültülü hemen ayrılıyoruz zaten. Buradan Kırıkhan'a geçiyoruz. Kırıkhan'da öğle yemeği yiyip tekrar yola çıkıyoruz. Yolda Ravanda Kalesine gidiyoruz. Bir kaç kare fotoğraf çekip geri dönüyoruz. Buradan Kilis'e geliyoruz. Kilis'e gelince hava kararmıştı ve burada da durmadan Gaziantep'e ulaşıyoruz. Aracımızı Belediye binasının yanındaki alana park ediyoruz, buradan Çağdaş İmama gidip Ali Nazik Kebabı yiyoruz. Nefis. Üstüne Antep fıstıklı tatlı. Aracımıza geri dönüp derin uykuya dalıyoruz. 20 Mart 2004 Cumartesi sabah 06.00'da uyanıyoruz. Kent merkezine gelip kahvaltı için katmercide oturup kahvaltı yapıyoruz. Katmer; yufka çok ince açılarak içine istenilen malzeme konup katlanarak yağda pişiriliyor. Sonra dilimlenip üstüne bal kaymak ve tabii ki Antep fıstığı konuyor. Oh nefis bir kahvaltı.
Saat 09.30'a kadar Antep'i geziyoruz. Antep'ten Osmaniye'ye hareket ediyoruz. Otobana girip Osmaniye çıkışına geldik. Osmaniye içine girmeyip Kadirli sapağından saptık. 6 km sonra Karatepe sapağı var. Bu sapaktan sonra Karatepe'ye  25 km. var. Sapaktan sonra 6 km. gidince Kastabala Antik Kentine ulaşıyoruz.
Kastabala;
Karatepe Aslantaş yolu üzerinde Osmaniye'ye 15 km. mesafededir. Sütunlü yol, 300 m. uzunluğundadır. Çift sıralı toplam 78 adet sütundan geriye hala ayakta kalabilen sütunlu yol, MS.2.yy. civarında inşa edilmiştir. Bu cadde, kalenin oturduğu kayalığın yanından geçip asıl yerleşme bölgesini oluşturan arkadaki vadiye iner. Buradan tekrar vadiye dönüldüğünde ulaşılan düzlük alan stadyum idi. Bunun biraz ilerisindeki yamaçta oldukça iyi durumda 5000 kişilik tiyatro bulunmaktadır.
Kastabala'ya dönerken uğramayı düşünüyoruz. Kısa moladan sonra Karatepe hareket ediyoruz. Biraz sonra karşımıza Karatepe Müzesi sapağı çıkıyor. Önce Kilim Kooperatifine uğramayı düşündüğümüz için köy yoluna saptık. Karatepe Kilim Kooperatifine ulaştığımızda İşletme Yöneticisi Cengiz Cafri bize karşıladı.
Kilim ve boyama Atölyesini geziyoruz. Karatepe Köyü 6 mahalleden oluşmaktadır (Sarıdüz, Dikenli, Çürükler, Hösoğlu, Talipler ve Hasancıklı). Köyün merkez mahallesi Hasancıklı'dır. Kilim Kooperatifi Sarıdüz Mahallesindedir. Kilim Kooperatifinde şu anda 8 genç kız çalışmaktadır. Bunlardan 3'ü Sarıdüz Mahallesindendir. 2'si Kadirli'li, 3'ü de Mersin'lidir. Kooperatifin misafirhanesinde kalmaktadır. Mersinli Safire kilim dokumasını çok sevdiğini ve işinin saygı görmesini istemektedir.
Karatepe-Kızyusuf Kalkınma Kooperatifi
Osmaniye'ye 30 km. uzaklıkta bulunan Karatepe Köyünde 1972 yılında kuruldu. Doğal boya atölyesi, dört boya fırını ve bir dokuma atölyesinin bulunduğu kooperatifte, yüz tezgahta kilim dokunmaktadır. 25 yataklı sosyal tesisi bulunan kooperatifte kilimler tamamen doğal yün ve doğal kök boyadan, Anadolu Türk obalarının yüzyıllardır dokuduğu özgün motif ve renkler esas alınarak dokunmaktadır. Kooperatif, teknolojinin baş döndürücü hızına rağmen, kilimleri doğal yün ve kök boyadan elde dokumakta kararlı...
Bir ara tezgaha geçip 2 sıra işlemeyi denedim. Gerçekten değer verilmesi gereken el emeği.
 


Kök Boya ile yünlerin boyanması


Kilim Dokuyan Kız


Saçağın kesilmesi

  Saat 16.00'da Karatepe Müzesine hareket ettik müzeye geldiğimizde kapılar kapanıyordu biraz geç kaldık. Yeni kapanmakta olduğu için bizi kırmadılar, girdik. Prof. Dr. Halet Çambel'in emeği ile açığa çıkmış bu eserin tanıtımı için çaba sarf eden 7 kişilik liseli grubuyla müzeyi geziyoruz. Müze gezisinden sonra Aslantaş Barajında motorla Gençlik ve Spor Müdürlüğü su sporu ve kayak merkezine geldik. Tesis 1998'de yapımına başlanmış, 2002 yılında tamamlanmıştır. Tahminen 2004 yılı Haziran ayında faaliyete geçecektir. Tesisin 5 apart evi, 40 kişilik misafirhanesi, bir yemekhane ve bir restorantı mevcut. Apartlar 2 oda bir salon şeklindedir (Murat Güz Tel:0.328.719 24 18).
Karatepe-Aslantaş
 Osmaniye'ye 30 km. uzaklıkta Kadirli ilçesi sınırları içerisindedir.MÖ.8.yy.da, yani Geç Hitit çağında , kendisini Adana Ovası Hükümdarı olarak tanıtan Asativatas tarafından, kuzeydeki vahşi kavimlere karşı bir sınır kalesi olarak kurulmuş, Asativataya diye adlandırılmıştır. Yüksek kulelerle donatılmış T-biçimli anıtsal 2 kapı binası kale içine açılıyordu. İki kule arasında üstü açık bir geçitten sonra bir eşiğin arkasında bazalttan mil yataklar içinde dönen anıtsal ahşap bir kapı aşılarak sahanlığa bunun yanındaki iki yan odaya, gene sahanlıktan kale içine giriliyordu. Güney batı kapı binasının iç tarafındaki kutsal alanda çifte boğa kaidesi üstünde Fırtına Tanrısı'nın boy heykeli yer alıyordu. Kapı binalarının iç duvarları bazalt bloklara işlenmiş aslanlar, frenskler, yazıtlar ile günün inanç ve yaşayışını sergileyen kabartmalardan oluşan duvar kaplamaları ile donatılmıştır.
Büyük olasılıkla Asurlular tarafından MÖ.720 sıralarında Salmanasar 5.yada MÖ.680 yıllarında Asarhaddon 
 


Karatepe müzesinden görüntüler

  tarafından yakılıp yıkılmış ve terkedilmiştir. Buradan ayrılıp Aslantaş Barajı İşletmelerine geldik. Akşam yemeğini burada yedikten sonra Sarıdüz Köyüne geri dönüyoruz. Cengiz Bey bizi misafir ediyor.
Derin bir sohbete dalıyoruz. Konu kilim. Bir yandan çektiğim fotoğrafları bilgisayara aktarıyorum. Saatler oldukça ilerlemiş. Gözlerimden uyku akıyor. Biz sohbet ederken yenge hanım yataklarımızı hazırlamış bile. Derin bir uykuya dalıyorum.
21 Mart 2004 Pazar sabah erkenden uyanıyoruz. Cengiz Beyin annesi Eşe teyze kahvaltı hazırlığına başlamış bile. Isırganlı börek hazırlıyor. Evin bahçesi genişçe, kahvaltıyı dışarıda yapıyoruz. Isırganlı börek, incin pestili, taze köy yumurtası, peynir, reçel ve çay. Hane halkı ile birlikte kahvaltıya devam ediyoruz. Kahvaltıdan sonra vedalaşıp ayrılıyoruz. Biraz köy içinde gezip tekrar kilim atölyesine geliyoruz. Öğretmen Ayşe hanımın hazırladığı kekik çayını doya doya içiyoruz. Kilim Kooperatifinde biraz daha kalıp İslahiye'ye gideceğiz. Bu arada kilim ipleri kök boya ile boyanırken bende beyaz atletimi denemek için boyatıyorum. Fakat kök boy yünlere tutarmış bizim atlet pamuklu olduğu için boya rengi güzel olmamış. Kök boya doğadan çeşitli bitkilerden elde edilebilir. Şu anda boyadıkları bordo rengi; ceviz meyvesinin kabukları suda kaynatılır, sonra bunun içine 1 tabak şap ve 1 tabak limon tuzu ilave edilip karıştırılır. Hemen sonra boyanacak ipler kazanın içine atılır ve 1 saat kaynatılır. 1saat sonra çıkarılarak yün şampuanı ile yıkanır ve kurutmaya asılır. Saat 16.30da vedalaşıp köyden ayrılıyoruz. Yol üzerinde Kastabala'ya tekrar uğrayıp fotoğraflar çekiyoruz. Akşama doğru güneş batarken ışık çok güzeldi. Güneşi burada batırdıktan sonra Osmaniye'den otobana girerek İslahiye'ye doğru yola çıktık. Akşam saatlerinde İslahiye'ye ulaştık. Aracımızı şehir merkezinde uygun bir yere park edip akşam yemeği için lokanta aramaya başladık. Bütün Anadolu kasabalarında olduğu gibi burada da akşam lokanta bulmak biraz zor oldu. Bir kebapçı bulduk. Seçim yaklaştığı için bu gece nöbetçi biziz diyor. Lahmacun ve kebap söyledik. Lahmacun o kadar acı idi ki bitiremeden bıraktım. Kebap acı ise iptal ettirmek istedim. Ama ocakçı az acılı dedi. Neyse aç kalmaktansa acı acı yemek zorunda kaldık. Anadolu kasabalarında acısız yemek bulmak nerdeyse imkansız. Geceyi yine araçta geçiriyoruz.
22 Mart 2004 Pazartesi sabah erken kalkıp Kayabaşı köyüne hareket ediyoruz. Kayabaşı Köyünden üzün fideleri alacağız. Ahmet'in Kapadokya'daki bağına yine fidanlar dikecek. Köye vardığımızda fidanları hazırlamışlardı bile. Fidanları minibüse yerleştirdikten sonra geri dönüş yolculuğumuz başladı. Buradan Osmaniye'ye dönüyoruz. Osmaniye'de Karatepe Kooperatifi Yöneticisi Cengiz Beyin hazırlattığı hediyeleri alıp Adana ve Niğde üzerinden Avanos'a dönüyoruz. Avanos'tan yine akşam otobüsü ile İstanbul'a hareket ediyorum.
   

sayfalar            2   -      -    4   -    5   -      -    7   -    8   -    9


FOTOĞRAF
  |  SEYİR DEFTERİ  |  ÖZGEÇMİŞ  |  LİNKLER  |  ANA SAYFA

FOTOĞRAF  PORTRELER   TÜRKİYEDE TREKKİNG  |  KAPADOKYA  |  KARADENİZ  |  GÜRCİSTAN  |  YUNANİSTAN   RODOS  |  İSTANBUL
KIR ÇİÇEKLERİ  |  GÖL ŞELALE AKARSU   DAĞLAR  |  TARİHİ YERLER  |  TANITIM  |  PORTFOLİO   |  THAILAND   |  BOSNIA & HERZEGOVINA   |  SRI LANKA

SEYİR DEFTERİ  01 AĞRI |
02 DOĞU  03 KAÇKARLAR 04 ALTIPARMAK 05 KIBRIS  |  06 YAYLA SAFARİ  07 ANADOLU 08 DOĞU EKPRESİ  |  09 ALADAĞLAR